Bu yıl 21 yaşına giren Uluslararası İşçi Filmleri Festivali (İFF), her yıl olduğu gibi 1 Mayıs’ta İstanbul, Ankara ve İzmir’de başladı. Ardından çeşitli illeri gezen festivalin Antalya gösterimleri, 26 Eylül-4 Ekim tarihleri arasında yapılacak. Festival düzenleme komitesi festival programını düzenledikleri basın toplantısıyla duyurdu

Bu yıl 21 yaşına giren Uluslararası İşçi Filmleri Festivali (İFF), her yıl olduğu gibi 1 Mayıs’ta İstanbul, Ankara ve İzmir’de başladı. Ardından çeşitli illeri gezen festivalin Antalya gösterimleri, 26 Eylül-4 Ekim tarihleri arasında yapılacak. Festival düzenleme komitesi festival programını düzenledikleri basın toplantısıyla duyurdu.
Her yıl kendisine bir tema ve bu temayı anlatan bir slogan belirleyen İFF, bu yıl baskı ortamına ve dayatılan sisteme itirazı dile getiren “Kes-tik. Baştan çekiyoruz” sloganıyla izleyicinin karşısına çıkıyor.
Antalya’da 2009’da başlayan ve neredeyse kesintisiz 18 yıldır devam eden festival yine sponsor almadan, tamamen gönüllülerin emeğiyle hazırlandı. Yarışmasız, biletsiz, ücretsiz festivalimiz, her ne kadar büyük sinema salonlarının dışında kalsa da dost kurumlar gösterim için kapılarını açtı.
Bu yıl festivale dünyanın dört bir yanından 490 film başvurdu ve festival komitesi tarafından bu filmler arasından 73 filmlik bir İFF 2026 Seçkisi oluşturuldu. Antalya’da gala gecesi ile başlayıp bir hafta sürecek festival boyunca 20’si belgesel 53 film izleyici ile buluşacak. Ayrıca panel ve söyleşiler yapılacak.
21. Uluslararası İşçi filmleri Festivali’nin Antalya ayağı, 26 Eylül Cumartesi akşamı saat 20.00’de, Konyaaltı Nazım Hikmet Fuar ve Kongre Merkezi’nde yapılacak açılış gecesiyle başlayacak.
İFF Antalya Düzenleme Kurulu’ndan Emine Büyüknohutçu’nun sunuculuğunu üstlendiği gala gecesinde, Baküs Sahne ekibi “Vakit Geldi mi” adlı kısa bir oyun sahneleyecek. Açılış gecesinde yerli yapım “Gece Mesaisi” ve İspanya’dan “Takım Elbise ve Yemek Kabı” kısa kurmaca filmlerin yanı sıra İsveç’ten bir örgütlenme ve direniş belgeseli olan “Zafer Treni” gösterilecek.

Antalya’da Uluslararası İşçi Filmleri Festivali, 2009 yılında ilk başladığından bu yana her yıl festivalin açılış gecesinde emek ve dayanışma plaketleri veriyor ve bu plaketlerin sahibi galada kamuoyuna açıklanıyor.
Nazım Hikmet Fuar ve Kongre Merkezi’ndeki açılış gecesinde, bu yıl da dayanışma plaketleri sahiplerini bulacak. Böylece kent, doğa, emek mücadelesinde yılmadan direnenleri bir kez daha kamuoyunun gündemine gelecek.
26 Eylül-4 Ekim tarihleri arasındaki film gösterimleri için festivale daha önce destek veren salonların yanına bu yıl yeni mekanlar da eklendi;
Film gösterim yerleri Antalya Kadın Danışma Merkezi ve Dayanışma Derneği, Antalya Halkevi, Baküs Sahne, Bilgece Kültür Evi, Büro Emekçileri Sendikası (BES), Eğitim-Sen teras, ElefantePub, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı salonu, Kırmızı Kalem Sahne, Küçük Bi’Yer ve Lara’daki Yalımpark olacak.
Bu yerlerin bir kısmında tek gün, bazılarında ise hafta boyunca akşamları film gösterimi yapılacak. Film gösterimleri saat 18.00, 19.00 ve 20.00’de başlayacak. Bazı filmlerin ardından söyleşiler olacak.
Festival kapsamında 27 Eylül Pazar günü, saat 15.00’te Konyaaltı Cemevi Korkmaz Tedik Salonu’nda “İşçi Sınıfı Hareketinin Yeni Doğrultusu” başlıklı bir panelimiz olacak.
Panele son yıllarda emek hareketinde öne çıkan Umut Sen Örgütlenme Koordinatörü Başaran Aksu, Öğretmen Sendikası Örgütlenme Sekreteri Hüseyin Aksoy ve DİSK Enerji Sen Genel Başkanı Süleyman Keskin konuşmacı olarak katılacak.
Emek hareketinin bugünü ve geleceğinin tartışılacağı panel, İFF Antalya Düzenleme Kurulu’ndan Kutay Meriç’in kolaylaştırıcılığında yapılacak.

Geçen yıl öldürülen yaşam savunucusu gazeteci Hakan Tosun’un yönetmenliğini yaptığı, 2019 yılına ait “Geleceğin İzinde: Bergama” belgeselini 3 Ekim’de saat 19.30’da Baküs’te gösterilecek.
Gösterimin ardından saat 20.30’da aktivist Erol Malçok ve kent, doğa mücadelesi haberleriyle öne çıkan gazeteci Yusuf Yavuz’un katıldığı “Kentin ve Doğanın Talanına Karşı Ne Yapmalı” başlıklı bir söyleşi olacak.
Bu yıl festivalde müzikle, şiirle iç içe geçen belgeseller de var. 1980’lerde İstanbul’da bir apartman dairesinde başlayan ve Fikret Kızılok-Bülent Ortaçgil ikilisiyle anılan Çekirdek Sanat Evi’nin hikayesini anlatan “Bir Kolektifin İzinden” belgeseli ile o döneme tanıklık edilecek.
Ahmed Arif’in şiirlerinden mücadelesine zorlu yaşam yolculuğunu işleyen “Anadolu’nun Türküsü” iki gösterimle Antalya seyircisiyle buluşacak. Karadeniz müziğinin usta sesi Fuat Saka’nın yaşamı, politik ve müzik yolculuğu ise “Bir Sürgünün Not Defteri” belgeseliyle seyircinin karşısında olacak.
Festivalde ayrıca "Kardeş Türküler ile 30 Yıl" belgeseli birkaç salonda gösterime giriyor. 1993’te Boğaziçi Üniversitesi’nde başlayan bu efsanevi grubun hikayesini konu alan belgesel, hem yıllar içinde Kardeş Türküler’in türkülerine hem de Türkiye’nin yakın tarihine yer veriyor. Belgeselin 30 Eylül Çarşamba akşamı Baküs’teki saat 20.00’de başlayan gösterimi sonrası, yine Baküs’te saat 22.00’de Kardeş Türküler grubu üyesi Diler Özer ile çevrimiçi bir söyleşi yapılacak.
Bu yılki festival seçkimizde yönetmen Pelin Esmer’in dört filmi yer alıyor: “11’e 10 kala”, “Gözetleme Kulesi” uzun kurmaca filmler ile “Oyun” ve “Kraliçe Lear” adlı uzun belgeseller. Farklı gösterim yerlerinde seyircinin karşısına çıkacak olan bu belgesel ve gösterimlerin ardından Pelin Esmer ile çevrimiçi söyleşi planlandı. Ancak bunun saati daha sonra duyurulacak.
Kamerasını emeğe çeviren yönetmen Ken Loach da bu yıl biyografik belgeseliyle festival seçkisinde. Ünlü yönetmeni anlatan belgesel “KenLoach: Eylemcilik Sanatı”nın tek gösterimi olacak.
Kurmaca ve belgesel filmler arasında konu çeşitliliği öne çıkıyor. Örneğin Türkiye-ABD ortak yapımı “Ekmek Mevsimi” Kürt işçi sınıfı yaşamını bir aile üzerinden anlatırken, Fransa’dan “Robot T-0” de bir anne ve kızının öyküsü üzerinden teknoloji çağında emeğin dönüşümü ve ayakta kalma hikayesine odaklanıyor.
Belgesellerde İsveç’ten “Zafer Treni”, Kıbrıs’ta Lefkoşa’da kasiyerlerin mücadelesini anlatan “Kasiyerler Ayağa”, ABD’den kentsel gıda kooperatifinin bir işletmede artırılmış gerçekliği kullandığı deneysel kısa film “Taze Değerler” gibi çok sayıda film Antalya izleyicisinin karşısında olacak.
21. Uluslararası İşçi filmleri Festivali seçkisinde hayli geniş bir şekilde kadın emeğini, mücadelesini anlatan filmler yer alıyor. “İstanbul Sözleşmesi Yaşatır” adlı yerli belgeselden Peru’daki madenci kadınları anlatan “Tozlar ve Düşler” adlı belgeselle Güney Amerika’ya uzanılacak. Kadın bedenine dayatılanı ironik bir şekilde işleyen “Kusursuz Ölçü Nedir” animasyonu da gösterimde olacak. Bu yıl festival seçkisinde yer alan uzun kurmaca filmlerden Romanya-Almanya yapımı “Clara” ve yerli film “Gülizar” ise kadınların yaşadığı baskı ve hayatla yüzleşme üzerine seyirciyi çıplak bir gerçekliğe çağırıyor.
Bu yıl özel sektör öğretmenlerinin Ankara yürüyüşü ve TBMM yakınlarındaki eylemleri hayli ses getirdi. Özel okul öğretmenlerin örgütlendiği Öğretmen Sendikası’nın Ankara yürüyüşünü anlatan “Merhaba Ankara: Büyük Öğretmen Yürüyüşü” belgeseli de gösterimde. Bu belgesel, Antalya Eğitim-Sen terasında 30 Eylül Çarşamba akşamı saat 20.00’de gösterilecek.
Festivalde Hakan Tosun’un “Görünmez Emek: Bergama” belgeselinin yanı sıra, Elbistan’daki termik santralin bir kenti nasıl öldürdüğünü anlatan “Yavaş Ölüm” belgeseli, Fransa’da mafyatik yapıya karşı toprağını korumaya çalışan bir çiftçinin mücadelesini anlatan “Mohikan”, iklim krizinin küçük bir ölçeğini gösteren yerli kısa kurmaca “Ardımızda Kalanlar” gibi çevre ve kent mücadelesine yönelik filmler gösterimde olacak.
Mültecilik, göç, yabancı ve öteki kimlikleri gibi temaların işlendiği hafıza filmleri de bu yılki seçkide. “Bellekvari: KuirFest’in Sözlü Tarihi’nde” bir kuir festivalin tarihi anlatılıyor. Mardin İstanbul-Erivan arasında bir hayatı işleyen “Yerli Yurtsuz”, Senegalli göçmenin Avrupa’ya imkansız geçişine bizi tanık eden “Salman Gitmek İstiyor”, göçebe Kürt çobanların Hakkari dağlarından Van, Ağrı, Şırnak’a binlerce kilometreyi bulan konar göçer yolculuklarını anlatan “Koçer”e, yakılan köyler ve hafızaya dair “Taşın Rengi” deneysel yapımına kadar çok sayıda film ve belgesel listesinde yer alıyor.
Antalya’da yer verilen filmler arasında emek mücadelesi ile toplumsal baskı ve bazen bireysel bazen ortak mücadele ile karşı çıkış süreçlerini kapsayan birçok kısa, deneysel filmlerin yanı sıra animasyonlar da seyircinin karşısında olacak.
Festivalin son günü 4 Ekim Pazar günü Lara’daki Yalımpark’ta açıkhava gösterimi olacak. Geçen yıl Altın Portakal’da yarışmasında gösterilen iki yapım; Sertellerin hikayesini anlatan “Roman Gibi” belgeseli 19.00’da, ardından yerli uzun kurmaca filmi “Parçalı Yıllar” 20.15’te Antalya seyircisiyle buluşacak.
Sendika.Org