Özgür Özel, bu beklenmedik (!) istifa kararını da Yeni Parti'ye mesafeli duruşu da 'normal' bir şeymiş gibi geçiştirse de, aslında, içeride herkes bunun bir gün olabileceğini hep tahmin ediyordu. Sanırım, dünden bugüne devam eden hikayeyi doğru okuyan herkes de tahmin ediyordu

CHP’deki mutlak butlan süreci sonrası, net bir kararla, Özgür Özel ve başlattığı hareketin yanında durması beklenirken, tepkisiz ve tarafsız kalan Mansur Yavaş'ın, CHP'den istifa etmesi değil, tartışılan, ama AKP lideri ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la yaptığı görüşmesi sonrası aldığı "bağımsız kalacağım" kararı.
Böylesi bir kırılmanın Erdoğan'la yapılan görüşmenin ardından gelmesi tesadüf mü?
Ankara’nın Beypazarı, Kalecik, Güdül, Polatlı, Ayaş, Şereflikoçhisar ilçelerinin belediye başkanları ile Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi’nin bazı üyelerinin de CHP'den istifa kararlarını açıklaması, Yavaş gibi Yeni Parti'ye mesafeli kalmaları, tesadüf mü?
Konu, olası bir 'teklif' noktasında;
..."AKP'ye katılmam, ama istifa ederim" mi, bazılarının iddia ettiği gibi?
Soruyoruz, çünkü, Saraçhane meydanlarında bile, CHP'li belediyelere karşı girişilen operasyonlara karşı sert konuşmalarıyla hatırladığımız Mansur Yavaş'ın, Nazım Hikmet’ten fısıldadığı "Bu memleket bizim" dizelerini hatırlıyoruz, seçmen iradesine müdahale edilemeyeceğini ve baskılara boyun eğmeyeceklerini gür bir sesle dile getirmesinde duruyoruz, ki o gün bu meydanların kalabalığı yanında bu kararlılıkla dururken, bugün o meydanların uzağında "bağımsızım" demesinde kayboluyoruz.
Kendi adıma,
...Erdoğan'la görüşmesinin nedeninin salt belediye yatırımları ve hizmetler olduğunu asla düşünmüyorum. Ne o kadar safım, bir yurttaş ve seçmen olarak, ne de ülke şartlarından bihaber haldeyim, bir gazeteci olarak!
Ciddi ciddi;
CHP'de yaşananlar konuşulmadı mı?
Ekrem İmamoğlu ve sürecinden bahsedilmedi mi?
Bugüne kadar CHP'yi terk edip AKP'ye katılan o büyük kalabalığın yol haritası masaya yatırılmadı mı?
Yavaş'ın dönem dönem AKP ve Erdoğan'la yaşadığı sert atışmalar o görüşmeye yansımadı mı?
Erdoğan tarafından, Mansur Yavaş'a, "bundan sonra ne yapacaksınız" diye sorulmadı mı?
Melih Gökçek ve oğlu Osman Gökçek'le karşılıklı yaşadığı hukuksal restleşmelere değinilmedi mi?
2019'dan bu yana yönettiği Ankara'daki belediye yatırımlarında yaşadığı finansal kaynak krizine dair çözüm önerilerini konuşurken, görüşme masasına siyaset hiç mi oturmadı?
Çok soru var ama, açıkçası, Mansur Yavaş'ın çok uzun bir zamandır Özgür Özel'e mesafeli olduğunu da biliyoruz. Unuttuk mu, Eylül 2024'teki CHP Tüzük Kurultayı’ndaki "konuşma süresi" ve "fitne" krizini (Eylül 2024)? Ne olmuştu? O kurultayda, Ekrem İmamoğlu'na geniş bir konuşma süresi tanınırken, kendisine konuşma yapacağının sadece 1 saat önce haber verilmesine kürsüden sert tepki göstermişti, Mansur Yavaş. Hatta, kürsüden, parti yönetimini ve Özgür Özel'i hedef alarak, "Ben de Ekrem Başkan gibi güzel bir konuşma hazırlamak isterdim ama, 1 saat önce haber verildi. 14 büyükşehir belediye başkanından sadece ikisini konuşturursanız, maalesef buradan fitne ateşine biz de odun atmış oluyoruz" demiş, partideki "ikilik" ve "adaletsizlik" algısına karşı isyan etmişti.
Anlaşılan, bardak zaten doluydu, diyelim mi?
Özgür Özel, bu beklenmedik (!) istifa kararını da Yeni Parti'ye mesafeli duruşu da 'normal' bir şeymiş gibi geçiştirse de, aslında, içeride herkes bunun bir gün olabileceğini hep tahmin ediyordu. Sanırım, dünden bugüne devam eden hikayeyi doğru okuyan herkes de tahmin ediyordu.
O zaman asıl olanı soralım!
Mansur Yavaş, artık CHP'li değil!
Yeni Partili olmayı da tercih etmedi!
Peki, ana muhalefetin, "hiç olmazsa Mansur Yavaş var" savunmasını ayakta tutacak başka bir isim var mı?
Korkarım ki, yok!
Yeni bir Kemal Kılıçdaroğlu hikayesi izler miyiz sahi?
Aday yoksa, "aday benim" diyen bir Özgür Özel'i oylar mıyız?
Erdoğan'ın beklentisi de bu mu?
Sendika.Org, yayın hayatına başladığından bu yana işçi sınıfı hareketinin, solun ve genel olarak toplumsal muhalefetin gündemine ilişkin, farklı politik perspektiflerden düşünsel katkılara açık bir tartışma platformu olagelmiştir. Sitemizde yayımlanan yazılar yayın kurulunun politik perspektifiyle uyumluluk göstermeyebilir. Amacımız, mücadelenin gereksinim duyduğu bilimsel ve politik bilginin üretimini zenginleştirecek tüm katkılara, yayın ilkelerimiz çerçevesinde, olabildiğince yer verebilmektir.