Bizi yalnızca bir fotoğraftaki kalabalık sanmayın. Biz birlikte güldüğümüz geceleriz. Birbirimize sarıldığımız anlarız. Zor zamanlarda yanındayım diyebilmektir bizim dayanışmamız. Birbirimizin yarasını sarmak, sevincini çoğaltmak ve düştüğümüzde birbirimizi kaldırmaktır. Ve belki de en önemlisi: Hiçbirimiz yalnız değiliz asla

Biz çok kalabalığız...
Yıllardır sokaklarda, meydanlarda, derneklerde, evlerde ve birbirimizin hayatında yan yanayız. Biz birbirimizin omzuyuz. Birbirimizin sesi, nefesi, cesaretiyiz. Bazen bir yürüyüşte bazen bir pankartın arkasında bazen bir arkadaşımızın kapısında, bazen de sadece buradayım diyebilmenin kendisinde buluşuyoruz.
Çünkü LGBTİ+’lar olarak var olmak görünür olmak kendi hayatımız hakkında söz söylemek ve bütün farklılıklarımızla yan yana durmaktır. Translar, lubunyalar, non-binaryler, queerler… Hepimizin hikâyesi farklı olabilir ama mücadelemizin ortak bir yeri var. Kendi hayatlarımız üzerinde söz sahibi olmak.
Yıllar geçiyor, sokaklar değişiyor, yasaklar ve baskılar farklı biçimlerde karşımıza çıkıyor. Bazen bizi susturmaya, bazen görünmez kılmaya, bazen birbirimizden uzaklaştırmaya çalışıyorlar. Ama biz birbirimizi bulmaya devam ediyoruz. Çünkü bizim varlığımız birilerinin siyasi hesaplarına, nefret söylemlerine ya da yasaklarına sığdırılamaz.
Transların yaşamı pazarlık konusu değildir. Lubunyaların özgürlüğü lütuf değildir. LGBTİ+’ların hakları geri alınacak bir ayrıcalık değildir. Bizi yok sayanlara karşı görünürüz. Bizi susturanlara karşı konuşuruz. Bizi yalnızlaştıranlara karşı örgütleniriz. Çünkü biliyoruz haklarımızı birbirimizden başka kimse bize hediye etmeyecek.
Bir arkadaşımız yalnız bırakıldığında yanında olmak, birimizin sesi kısıldığında birbirimizin sesine dönüşmek, trans bir arkadaşımızın hayatına yönelen ayrımcılığın karşısında durmak, gözaltında, cezaevinde, sokakta ya da evinde yalnız bırakılan her lubunyaya buradayız diyebilmektir bizim dayanışmamız.
Bizim mücadelemiz sadece kendimiz için değil. Bizden sonra gelecek lubunyaların korkmadan yaşayabilmesi için. Bir trans çocuğun kendinden nefret etmeyi değil, kendini sevmeyi öğrenebilmesi için. Bir lubunyanın sokağa çıkarken korkmaması için. Kimsenin kimliği, cinsiyeti ya da yönelimi nedeniyle hayatından vazgeçmek zorunda kalmaması için. Çünkü bir insanın hayatını özgürce yaşayabilmesi politiktir. Bedenimiz üzerinde söz sahibi olmak politiktir. Sokakta el ele yürüyebilmek politiktir. Transların sağlık, barınma, eğitim ve çalışma hakkını savunmak politiktir. Nefrete karşı birbirimizin yanında durmak politiktir.
Susmayacağız. Görünmez olmayacağız. Geri çekilmeyeceğiz. Bizi bölmeye çalışanlara inat yan yanayız. Bizi korkutmaya çalışanlara inat buradayız. Nefreti büyütenlere karşı dayanışmayı büyütüyoruz. Çünkü birimizin özgürlüğü hepimizin özgürlüğüdür. Birimizin mücadelesi hepimizin mücadelesidir.
Bizi yalnızca bir fotoğraftaki kalabalık sanmayın. Biz birlikte güldüğümüz geceleriz. Birbirimize sarıldığımız anlarız. Zor zamanlarda yanındayım diyebilmektir bizim dayanışmamız. Birbirimizin yarasını sarmak, sevincini çoğaltmak ve düştüğümüzde birbirimizi kaldırmaktır. Ve belki de en önemlisi: Hiçbirimiz yalnız değiliz asla. Çünkü biz birbirimizi gördükçe, birbirimize sahip çıktıkça ve yan yana durdukça bu hikâyenin içinde hep birlikte varız.
Ne yalnızız ne de sessiz. Biz çok kalabalığız. Vardık, varız, var olacağız. Nefrete inat, yaşasın hayat! Lubunyalar var, mücadele var
Translar var, özgürlük var! Yaşasın LGBTİ+ dayanışması!
Sendika.Org, yayın hayatına başladığından bu yana işçi sınıfı hareketinin, solun ve genel olarak toplumsal muhalefetin gündemine ilişkin, farklı politik perspektiflerden düşünsel katkılara açık bir tartışma platformu olagelmiştir. Sitemizde yayımlanan yazılar yayın kurulunun politik perspektifiyle uyumluluk göstermeyebilir. Amacımız, mücadelenin gereksinim duyduğu bilimsel ve politik bilginin üretimini zenginleştirecek tüm katkılara, yayın ilkelerimiz çerçevesinde, olabildiğince yer verebilmektir.