Üniversitede hak gasplarına ve sorunlara karşı mücadeleleri "istismar", bu sorunlara karşı bir araya gelerek ses çıkaran üniversitelileri "terörist" olarak nitelendiren iktidar, üniversitelileri aile aramaları ile hedef almaya devam ediyor. Emniyet'in bu seferki hedefi Edirne'de öğrenim gören üniversiteliler... Kentte bir etkinlikte buluşan üniversitelilerin aileleri kendilerini polis olarak tanıtanlar tarafından arandı

Üniversitede hak gasplarına ve sorunlara karşı mücadeleyi "istismar", hak ve özgürlük talep eden üniversitelileri "terörist" olarak nitelendiren iktidar, üniversitelileri aile aramaları ile hedef almaya devam ediyor. Emniyet'in hedefinde bu sefer Trakya Üniversitesi öğrencileri...
Edirne'de üniversiteliler tarafından çıkarılan Kampüsiçi Fanzin'in tanışma etkinliğinde bir araya gelen öğrencilerin aileleri, etkinlikten iki gün sonra arandı. Aramalarda kendisini polis olarak tanıtan şahıslar, aileler ile yaptığı görüşmelerde etkinliğe katılan kimi üniversitelileri "terörle bağlantılı olmak" ile suçlarken fanzinin "terör yayını" olduğunu savundu.
Aileleri, çocukların başlarını yakmakla tehdit eden bu şahıslar, etkinliği de “terör” faaliyeti olarak tanımlayarak "bırakmaları" gerektiğini "tembihledi".
İLAYDA ZORLU İNTİHAR ETMEDİ, DEVLET MARİFETİYLE KATLEDİLDİ
Karadeniz Teknik Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü öğrencisi İlayda Zorlu, Hatay Kırıkhan’daki aile evinde polis babasının tabancasından çıkan kurşunla hayatını kaybetti. Yerel basın ve ajanslar 18 yaşındaki üniversiteli genç kadının ölümünü, önce “kaza” sonra da “intihar” diyerek duyurdu.
İntihar ettiği söylenen İlayda, o gün 17.00 sularına kadar arkadaşlarıyla iletişim halindeydi, Emniyet’in aileye açtığı bir telefonun ardından babasından ağır baskı gördüğünü, evden kaçmak istediğini yoksa intihar etmek zorunda kalacağını söylemişti. “İntihar” diye geçiştirilmeye çalışılan bu ölümün arkasında, Emniyet’in gayrimeşru “aile araması” uygulaması sonucu yaşanan bir polis-aile şiddeti vardı.
BAŞSAVCILIK "EMNİYETİN" YAPTIĞI AİLE ARAMALARI İÇİN "DOLANDIRICILARIN TİPİK EYLEMİ" DEDİ
Daha önce kendisini polis olarak tanıtan kişiler tarafından ailesi aranan Ankara'daki bir üniversiteli başsavcılığa şikayette bulunmuştu. Savcılık ise şikayete konu aramada kullanılan hattın ülkesine dönen bir Suriyeli mülteciye ait olduğunu ve "dolandırıcıların tipik eylemlerinde [kullandığı] 'patates hat' diye tabir edilen hatlardan olduğunun kuvvetle muhtemel olduğu"nu söylemişti.
Sendika.Org