Ezilenlerin Sosyalist Partisi'ne (ESP) yönelik 3 Şubat'ta düzenlenen operasyonlarda gözaltına alınıp tutuklanan Etkin Haber Ajansı (ETHA) editörü Pınar Gayıp'ın ilk duruşması İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Gayıp hakkında yurtdışı çıkış yasağı ile tahliye kararı verildi

Ezilenlerin Sosyalist Partisi'ne (ESP) yönelik 3 Şubat'ta düzenlenen operasyonlarda gözaltına alınıp tutuklanan Etkin Haber Ajansı (ETHA) editörü Pınar Gayıp'ın ilk duruşması İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Gayıp hakkında yurtdışı çıkış yasağı ile tahliye kararı verildi.
Gayıp şunları söyledi:
Bizden susmamız bekleniyor. Kadınlara LGBTİ+'lara saldırılar ayyuka çıkmışken, emekçilerin çocukları MESEM eliyle katledilirken, emekçiler Ankara'nın göbeğinde 'Geçinemiyoruz' diyerek eylemler yaparken bize bunların haberini yapmayın diyorlar. Biz buna itiraz ediyoruz.
Bize 'Direnen işçilerin hakkını savunan sendikacıları boş verin, sarı sendikacıların haberlerini yapın' Gezi'ya atıfla 'Penguen gazeteciliği yapın' diyorlar. Bunlara karşı çıktığımız için sürekli hakkımızda soruşturmalar, davalar açılıyor. Bu kürsülere çıkıp kendimizi ifade etmek zorunda kalıyoruz.
Gayıp, gözaltı sürecinde yaşadığı cinsel şiddeti anlatarak, "Kadın polislerin tacizine uğradım, üstümü değiştirirken kendi evimde beni izlemek istediler. Benimle beraber tuvalete girip beni izlemek istediler" dedi.
Gayıp, şöyle devam etti:
Ben savcı yüzü görmeden tutuklandım. Savcı ifademizi dahi almadan beni tutuklama talebiyle mahkemeye sevk etti. Mahkeme 1-2 dakika sürdü. Ve ben 7 buçuk aydır neden tutuklandığımı, neyle yargılandığımı anlamak için bekliyorum. Tutuklama incelemeleri bir tiyatrodan ibaretti. Benim tutuklama incelemelerimde SEGBİS odasına girmemle çıkmam bir oldu, konuşmama dahi fırsat verilmedi.
Dosyadaki itirafçı beyanlarına dair konuşan Gayıp, "10 itirafçı var dosyada, hepsi benim gazeteciliğimi 'ihbar' etmiş. Bunun için itirafçılara başvurmaya gerek yok. Ben ETHA çalışanı olduğumu defaatle söylüyorum" dedi.
Etkin Haber Ajansı'nın 2010 yılında tüm resmi işlemlerini yerine getirerek kurulduğunu ifade eden Gayıp, şunları söyledi:
ETHA tarafsız değil yanlı bir haber ajansıdır. ETHA işçinin, emekçinin yanındadır. Kalemimizi kadın cinayetlerine, homofobiye karşı kullanıyoruz. Biz ETHA emekçileri sınırsız, sınıfsız, sömürüsüz bir dünyayı tahayyül eden sosyalistleriz. Bu sisteme karşı çıkmak suçsa biz bu suçu işlemeye devam edeceğiz.
Gazeteci Gayıp, iddianamede "Emine Ocak'ın cenazesine katılmak suçlamasının" yer aldığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
Ben Cumartesi Anneleri'ni yaratan Emine Anne'nin cenazesini katıldığım için yargılanıyorum. Emine Ocak, Hasan Ocak'ı kaybetti. Hasan Ocak, Gazi Ayaklanmasında öne çıkan bir komünist önderdir.
Ben mesleğe başlamadan önce de her hafta kayıplar eylemine katılırdım. Mesleğe başladıktan ve İstanbul'a geldikten sonra Cumartesi Anneleri'nin eylemlerini her zaman takip ettim. Emine Ocak'ın cenazesine katılmak benim için bir vefa borcudur, sorumluluktur. Dosyada yanlış bir bilgi var. Ben o cenazeye gazeteci olarak katıldım. Ama o gün haberi takip etmek gibi bir sorumluluğum olmasa ben o cenazeye yine katılırdım.
Editörümüz Gayıp, şöyle devam etti:
Bir eyleme katıldığım için, bir sosyal medya paylaşımı nedeniyle suçlanmayı kabul etmiyorum. Ben yaptığım her haberi, ETHA'da yapılan her haberi paylaşırım. Dosyada bunlar özel bir araştırma sonucu elde edilmiş gibi koyulmuş. Ben bunları sosyal medya hesabımdan kendim paylaştım.
Savcı, Pınar Gayıp hakkında tutukluluğun devamına karar verilmesini talep etti. Mahkeme, Gayıp hakkında tahliye kararı vererek duruşmayı 7 Aralık 2026'ya erteledi.
Kaynak: ETHA