Akbelen'deki 7 köyün sınırları içinde yer alan zeytinlik ve tarım alanlarının "acele kamulaştırmasını" içeren Erdoğan'ın Kararı'nın iptal istemiyle Danıştay'da görülen dava için yurdun dört bir yanından gelen yaşam savunucuları Maden ve Petrol Genel Müdürlüğü önüne de gitmişti. Artvin Cankurtaran'da ağaç kesimine engel olurken katledilen Reşit Kibar'ın kardeşi Şükrü Kibar buradaki eylemde söz alarak abisinin 2 Ekim'de görülecek davasına çağrı yaptı

Akbelen'deki 7 köyün sınırları içinde yer alan zeytinlik ve tarım alanlarının "acele kamulaştırmasını" içeren Erdoğan'ın Kararı'nın iptal istemiyle Danıştay'da görülen dava için yurdun dört bir yanından gelen yaşam savunucuları Maden ve Petrol Genel Müdürlüğü önüne de gitmişti. Artvin Cankurtaran'da ağaç kesimine engel olurken katledilen Reşit Kibar'ın kardeşi Şükrü Kibar buradaki eylemde söz alarak abisinin 2 Ekim'de görülecek davasına çağrı yaptı.
Bütün mücadeleler ağır bedeller ödemiştir ama en ağır bedelleri bizler canımızı vererek ödedik. Niye ödedik biliyor musunuz? Bu arkamızda gördüğünüz müdür ve müdürlüklerin yüzünden ödedik. Abimi katlettiler. Öldürdüler.
Hepimizin ortak noktası belli. Toprak mücadelesi, yaşam mücadelesi, su mücadelesi, çay, fındık, aklınıza ne geliyorsa... Bizim artık sabrımız kalmadı.
2 Ekim'de Artvin'de abimin altıncı duruşması olacak. Herkesi bekleriz. Adalete dair de herhangi bir şey yok. Şirket sahibi tanık rolündeyken orada öldürülmeye çalışılan arkadaşlarımız sanık oldu.
Kardeşinden Reşit Kibar davasına çağrı: "2 Ekim'de herkesi Artvin Adliyesi'ne bekliyoruz"
2 Ekim'deki duruşmada şirket yetkilisi Eşref Merttürk dinlenecek ve şirket sahip ve yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulunup bulunmayacağına karar verilecekhttps://t.co/Fllf4iVAMc pic.twitter.com/iupPqVcKZ6
— sendika.org (@sendika_org) September 18, 2026
Bir önceki duruşmada ilgili projenin sahibi Yapısoy Beton'un sahibi Yunus Merttürk tanık olarak dinlendi. 2 Ekim'deki duruşmada ise şirketin diğer yetkilisi Eşref Merttürk dinlenecek. Mahkeme bu ifadelerin ardından Yunus Merttürk ve Eşref Merttürk hakkında suç duyurusunda bulunup bulunmayacağına karar verecek.
Artvin’in Borçka ve Hopa ilçeleri sınırında yer alan Cankurtaran Geçidi’nin önemli bir bölümü “Konaklamalı Mesire Alanı Projesi” kapsamında Yunus Merttürk’ün sahibi olduğu Yapısoy Beton adlı firmaya ihale edildi. Köylüler bu projenin “Konaklamalı Mesire Alanı Projesi” adı altında maden açma projesi olduğunu ve söz edilenden çok daha geniş bir alana yayılacağını düşünerek projeye itiraz etti.
3 Eylül 2024 günü proje kapsamında ağaç kesimi için gelen ekipleri köylüler karşıladı. Köylüler Cankurtaran Ormanı’nda tek bir ağaç bile kestirmeyeceklerini ifade etti. Bu sırada kısa süreli bir arbede yaşandı. Arbede sırasında Fikret Merttürk telefonla birini arayarak “Buralar karıştı, ne yapmamızı istiyorsunuz?” dedi. Hemen akabinde Muhammet Ustabaş, Fikret Merttürk’e ait olan aracın içinden yine Fikret Merttürk’e ait olan silahı alıp hedef gözeterek ateş etmeye başladı. Reşit Kibar vurularak yere yığıldı.
Köylüler Reşit Kibar’ı hastaneye götürmek için jandarmaya “Ambulans yetişemez, sizin araçla götürelim” dediğinde ise jandarma hiçbir şey söylemeden aracıyla uzaklaştı.
Daha sonra yaralılar köylülerin imkanlarıyla Hopa Devlet Hastanesi’ne kaldırılsa da Reşit Kibar tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.
Saldırının hemen ardından tetiği çeken Muhammet Ustabaş ve azmettirici Fikret Merttürk jandarma tarafından yakalandı. Muhammet Ustabaş tutuklanırken Fikret Merttürk Reşit Kibar cinayetinde kullanılan silahın ruhsatlı sahibi olmasına ve tanıkların ifadelerine göre azmettirici davranışlar sergilemesine rağmen müşteki ve tanık ifadeleri dahi tamamlanmadan adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Soruşturmada kısıtlılık kararı: Olayın kamuoyunda çokça tartışılması kamu otoritelerinin ihmali, şirketin bürokrasi ile kirli ilişkilerinin ortaya saçılması üzerine 5 Eylül tarihinde yetkili Borçka Savcılığı’nın talebi üzerine dosyada kısıtlılık kararı alındı.
İddianamenin düzenlenmesi: 6 Ocak 2025 tarihinde iddianame düzenlendi. İddianamede sanık Muhammed Ustabaşi Reşit Kibar’ı öldürmek ve diğer 5 köylüyü öldürmeye teşebbüs etmekle, sanık Fikret Merttürk ise Reşit Kibar’ı öldürmeye yardım, diğer beş köylüyü ise öldürmeye yardım etmeye teşebbüs ile suçlanıyor
18 Nisan 2025 tarihinde davanı 1. duruşması görüldü: Davanın ilk duruşması 18 Nisan 2025 tarihinde görüldü. Türkiye’nin dört bir yanından gelen yaşam savunucuları duruşmayı takip etmek üzere Artvin’de buluştu. Tüm yaşam savunucularının tarafı olduğu davanın duruşmasının görüleceği salonun küçük olması ve duruşmaya yarım gün ayrılmasına dava avukatları itiraz etti. Bu durumun basit bir fiziksel kapasite, zaman planlaması sorunu olmadığı, yargının bu davaya yaklaşımının sonucu olduğunu belirtildi.
Duruşmanın, yargılama için uygun koşulların sağlanacağı bir tarihe ertelenmesini talebimiz kabul edilerek duruşma 30 Mayıs tarihine ertelendi.
30 Mayıs 2025 tarihinde davanın 2. duruşması görüldü: İkinci duruşma adliye konferans solunda 30 Mayıs tarihinde görüldü. Sanıklar, müştekiler ve tanıkların dinlendiği duruşmada mahkeme başkanın henüz duruşmanın başlangıcında bölgenin ekolojik değerinin anlatıldığı beyanlara “bitki türleriyle ilgilenmeyeceğim” ifadesiyle yaptığı çıkış davaya yaklaşımını ortaya koydu. Duruşmada mahkemenin dosya kapsamında sanıkların kastını ortaya koyan en önemli delil olan video kaydını henüz incelemedikleri, soruşturma aşamasında kimlikleri tespit edilmeyen tanık veya şüphelilerin tespitine yönelik herhangi bir ara karar kurmadıkları, özetle “bitki türleriyle ilgilenmedikleri” gibi dava dosyasıyla da ilgilenmedikleri ortaya çıktı. Kısıtlılık kararıyla şikâyetçilerden gizlenen soruşturma sürecinde gerçek anlamda bir soruşturma yürütülmemişti.
Heyet, duruşmayı izleyen Artvinlilere, Reşit Kibar’ın ailesine yönelik sürekli müdahalelerde bulundu. Reşit Kibar’ın kardeşi ve yeğeni salon dışına çıkarıldı, gözaltına alındı, yeğeni geceyi gözaltında geçirdi.
TBB, barolar, çevre ve hukuk örgütlerinin katılma talepleri reddedildi: Türkiye Barolar Birliği, İstanbul Barosu, Artvin Barosu, İzmir Barosu ve Diyarbakır Barosu, Polen Ekoloji Derneği, Özgürlük için Hukukçular Derneği ve Yeşil Artvin Derneği’nin katılma talepleri reddedildi.
Azmettirici olduğu sabit olan Fikret Merttürk’ün tutuklanması talebi reddedildi.
28 Ağustos 2025 tarihinde keşif yapıldı: Keşif öncesinde mahkeme heyeti değişti. Keşif günü köy ablukaya alındı. Köyün girişinde avukatların üstü aranmak istendi, araçları ile keşif alanına gitmeleri engellendi. Davanın müştekisi Ersan Koyuncu’nun keşfe katılma hakkı ihlal edildi.
26 Eylül 2025 tarihinde davanın 3. duruşması görüldü: Duruşmada, cinayet tarihinde Jandarma Karakol Komutanlığı görevini vekaleten sürdüren jandarma ve diğer tanıklar dinlendi. Karakol komutanı çalışma yapılacak alanda öncesinde güvenlik önlemi alınmama gerekçesini sanık Fikret Merttürk’ün talep etmemiş olması ile gerekçelendirdi. “Herhangi bir güvenlik önlemi alıp almamızı isteyip istemediğini sorduk…Ekip istemediğini söyledi” diyen karakol komutanı sorular üzerine görevinin “genel asayiş sağlamak” olduğunu ifade etmek zorunda kalırken güvenlik önlemi almayı planlarken başka bir cinayet olayı nedeniyle almadıklarını da beyan etmek durumunda kaldı. Azmettirici olduğu sabit olan Fikret Merttürk’ün tutuklanması talebi reddedildi.
30 Ocak 2026 tarihinde davanın 4. duruşması görüldü: Son duruşmada müşteki Hülya Koyuncu, Reşit Kibar’ın kardeşi olduğu nüfus kayıtlarıyla doğrulandığından, suçtan zarar görme ihtimaline binaen davaya katılan olarak kabul edildi. Halkevleri, Çifteköprü Köy Kooperatifi ve İstanbul Barosu’nun katılma talepleri, suçtan doğrudan zarar görmedikleri değerlendirmesiyle reddedildi.
Sanık Muhammet Ustabaş, kasten öldürme ve kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından, katalog suç vasfı ve kaçma şüphesi gerekçesiyle tutukluluk halinin devamına karar verildi. Sanığın duruşma esnasında rahatsızlanması nedeniyle öğleden sonraki oturumda mazeretli sayılmasına karar verildi. Sanık Fikret Merttürk’e dair tutuklanma talebi reddedildi. Ancak duruşmaya mazeretsiz katılmadığı için hakkında zorla getirme emri düzenlendi. Mevcut yurtdışı çıkış yasağına ek olarak, haftada bir gün imza atma şeklinde adli kontrol tedbiri getirildi.
Cankurtaran köylülerinin sanık olarak yargılandığı Borçka Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki 2025/419 Esas sayılı dosya ile bu dosyanın birleştirilmesine muvafakat verildi. Sanıkların olay sonrası görüştüğü kişilerin (Yunus ve Eşref Merttürk) fiili kullanıcı tespitleri yapılacak ve bu kişiler tanık olarak dinlenilmesine karar verildi. Sanık Muhammet Ustabaş’ın hesap hareketlerinin incelenmesi talebi reddedildi. Dönemin kaymakamı, jandarma personeli ve orman işletme personeli hakkında mahkemece doğrudan suç duyurusunda bulunulması talebi “mevcut dava konusuyla doğrudan ilgili olmadığı” değerlendirmesiyle reddedildi.
13 Mayıs 2026 tarihinde davanın 5. duruşması görüldü: Katliamın ardından Artvinlilere yönelik pek çok dava açıldı. Bu davalardan biri de cinayet günü sanıklar Fikret Merttürk’le Muhammet Ustabaş’a yönelik basit yaralama ve Fikret Merttürk’ün aracının zarar görmesi ile ilgili oldu. Bu duruşmada katledilmek istenilen köylüler hakkında mala zarar ve basit yaralama iddiası ile açılan davanın cinayet ve öldürmeye teşebbüs davası ile birleştirilme kararından kaynaklı, köylülerin sanık olarak ifadeleri alındı.
Yapısoy Beton'un sahibi olan Yunus Merttürk ise tanık olarak dinlendi.
Sendika.Org