Akbelen'deki zeytinlik ve tarım alanlarının "acele kamulaştırılmasına" ilişkin Erdoğan'ın Kararı'nın iptal istemiyle açılan davanın duruşması öncesi Türkiye'nin dört bir yanından gelen yaşam savunucuları Danıştay önünde bir araya geldi. Danıştay önünde açıklama yapan İkizköy Muhtarı Nejla Işık, "Zeytinimiz, toprağımız, geçmişimiz ve geleceğimizi yaşatmak için buradayız" dedi

Danıştay 6. Dairesi, Akbelen'deki 7 köyün sınırları içinde yer alan zeytinlik ve tarım alanlarının "acele kamulaştırmasını" içeren Erdoğan'ın Kararı'nın iptal istemini duruşmalı ele alacak.
Akbelen köylüleri duruşma öncesi Danıştay önünde açıklama yaptı. Türkiye'nin dört bir yanında maden ve enerji projelerine karşı mücadele eden yaşam savuncuları da Ankara yolunda.
Yatağan Turgut’tan gelen Tayibe Demirel, burada yaptığı açıklamada, adalet istediklerini belirterek, şunları söyledi:
Bundan 15 sene önce Yatağan Termik Santrali’nin başındaki kişi, ‘Elinizde ne varsa, tarlalarınızı alacağız’ dedi. Ben kanser hastasıyım, astım ve bronşit hastasıyım. Kısmi felç geçirdim, aniden gelen rahatsızlık nedeniyle bu tarafım tutmuyor, zor yürüyorum. Şu anda köyümüzde gencecik insanlar kanserden ölüyor. Evimin önündeki 15 ağacım kurudu. Termik Santrali’nin dumanından dolayı köyde erik bile kalmadı. Ayvalarımız, ağaçlarımız, her şey kuruyor. İnsanları da böyle kurutuyorlar, üzerimize o zehri döküyorlar. Muğla Valiliği’ne şikâyet ediyorum, ‘Hiçbir şey yok efendim, biz denetim yapıyoruz’ diyorlar. Maalesef benim boğazım, sanki tuz ruhu içmişim gibi astım ve bronşitten tıkanıyor.
Türkiye'nin dört bir yanından köylüler Akbelen davası için Ankara'da: "Bizi topraklarımızdan söküp atmayacaklar, Danıştay kararını ona göre versin"https://t.co/7PSZtCgfDO pic.twitter.com/IyAytnR4ds
— sendika.org (@sendika_org) September 16, 2026
Ankara’da, Meclis’te güzel evlerin içinde otururken Milas ve Muğla yöresini neden haritadan silmek istiyorlar? Türkiye’nin her yerinden, Ankara’dan, İstanbul’dan bütün turistler oralara geliyor. Köyümüzde Osman Hamdi Bey’in izleri var, kaç bin yıllık Lagina Antik Kenti var. Onları değerlendirsinler, dünyadan turistler yağsın. Köylerimizi neden böyle yok ediyorlar? Hiçbir yatırım yapmıyorlar, adeta haritadan silecekler. Büyük bir adaletsizlik var, biz buraya adalet aramaya geldik. Köyümüzü, toprağımızı, zeytinlerimizi vermeyeceğiz. Bizi topraklarımızdan sürüp atamayacaklar. Danıştay ve sonraki mahkemeler kararlarını buna göre versin. Bu dava herkes için bir emsal dava olsun.
Şerifan Yücel ise şunları söyledi:
Ben de Yatağan Turgutluyum ve ben de kanser hastasıyım; 21 senedir bu hastalığı çekiyorum. Termik Santrali’nin dumanı eşimin akciğerlerini kapladı. Doktorlar, ‘Eşin maden ocağında mı çalıştı’ diye sorduğunda, ‘Hayır, eşim sigara dahi içmiyordu’ dedim. Termiğin zehrinden hepimiz kanser hastası olduk. Şimdi rahat da uyuyamıyoruz; evlerimizin, mezarlarımızın altına girdiler. Her gün stres içinde yaşıyoruz. Bize yapılan bu şeyler reva mıdır? Allah aşkına söyleyin. Sayın Cumhurbaşkanım bizi duysun, Akbelen’i duysun, bu köylüleri duysun. Herkes köyü için, meyvesi için, zeytini için mücadele ediyor. Zeytinsiz, yağsız, meyvesiz ülke olur mu? Biz ne yiyeceğiz, ne içeceğiz? Sizler ne yiyeceksiniz? Bu vatandaş ne yiyecek, söyler misiniz? Biz artık mücadele etmekten bıktık, yorulduk. Her gün yüreğimiz kan ağlıyor.
İkizköy Mahalle Muhtarı Nejla Işık ise sadece İkizköy veya Akbelen olarak Danıştay önünde toplanmadıklarını belirterek, şunları kaydetti:
Buraya Milas’ın İkizköy, Karacahisar, Çamköy, Yeniköy, Karacaağaç, Çukurören, Alatepe, Balcılar, Söğütçük, Dereköy, Hasanlar ve Güllük köylüleri olarak geldik. Buradaki dava sadece İkizköy Akbelen’in sonucunu belirlemeyecek. Güzel yurdumun her köşesinde toprağı, havası, suyu, zeytini, çayı, fındığı ve emeği için mücadele eden bütün köylülerimize emsal bir karar olacak. Çünkü her yerde MAPEG tarafından ‘enerji politikaları’ ve ‘kamu yararı’ adı altında topraklarımıza her geçen gün çökülüyor. Bizler zeytinimiz, toprağımız, geçmişimiz ve geleceğimizi yaşatmak için bugün buradayız. Türkiye’nin farklı yerlerinden de yola çıkan köylülerimiz var. Yatağan Turgut’tan, Denizli Avdan’dan, Ordu Perşembe Yaylası’ndan, Fatsa, Ünye, Üçpınar, Giresun, Bulancak, Tirebolu, Sekü, Çatalağaç, Artvin, Cerattepe, Cankurtaran, Muş Varto, Çanakkale Kaz Dağları, Eskişehir, Tokat, Rize, Fındıklı, Zelek ve Sivas köylülerimiz yolda. Bugün burada sadece bize destek olmak için değil, aynı zamanda kendi mücadelelerini haykırmak, ne yaşadığımızı, ne çileler çektiğimizi ve bir avuç toprağımız için ne bedeller ödediğimizi Ankara’da, bu yağmurun altında bir kez daha anlatmak için bizimle olacaklar.
Kaynak: ANKA Haber Ajansı